MURAT BOZOK KIMDIR?
Istanbul Üniversitesi Ingilizce Isletmeden mezun olan Murat Bozok, asçilik yapma kararinin ardindan ABDde 2 senelik Johnson & Wales Üniversitesine kaydolmus.
Okurken ayni zamanda Rhode Islanddaki restoranlarda çalismaya baslayan Bozok, ilk ciddi asçilik tecrübesini Hyatt ve Ritz Carltonun Boston ve New York subelerinde çalisarak kazanmis. Aldigi egitimler sirasinda Michelin kavramiyla tanisan Bozok, Michelin yildizli restoranlarda çalisabilmek için Avrupanin yolunu tutmus.
Fransada Alain Ducasse ve Joel Robuchon gibi dünyaca ünlü 3 yildizli seflere mektuplar yazmaya baslamis. Ilk geri dönüs, ayni zamanda 3 Michelin yildizli bir restoranin sahibi de olan Sef Pierre Gagnaireden gelmis. Ancak Gagnaire, Bozokun Fransa yerine Ingilterede çalismasi gerektigini düsünüyormus. Bunun üzerine Murat Bozok, yeni açilacak olan Sketch isimli 1 Michelin yildizli restoranda çalismak üzere Ingiltereye gitmis. Ancak daha sonra, dünya çapinda toplam 13 Michelin yildizina sahip olan Sef Gordon Ramsay, Bozoku 3 Michelin Yildizli restoraninda ise almis. 2 sene boyunca Ramsaynin çesitli restoranlarinda çalisan Bozok, dünyada en çok Michelin yildizina sahip ve ayni zamanda Gordon Ramsaynin de ustasi olan Sef Joel Robuchonda aldigi staj teklifiyle Fransaya geri dönmüs.
Artik en iyi seflerle tanisan Bozok, Ramsay ve Robuchonun pek çok restoran projesinde bizzat çalismis. Türkiyeye gelmeden, son olarak Londradaki Petrus isimli Michelin yildizli restoranda çalisan Bozok, simdi Türkiyede ve Türkiyenin ilk ve tek sarap kompleksi olan Kayra Sarap Akademisi binasinda Mimolett isimli restoranini açmis.
Mutfaga ilk girisinizi hatirliyor musunuz? Anneannemin Italyadaki evinde, 4-5 yaslarindayken Anneannem Bolognali oldugu için hep hamur yapardi. Lazanya, tortellini Oklava ile nasil manti yaparlar, o da lazanya, tagliatelle açiyordu. Ben de o sirada hamurla oynardim. Italyada çocuklar kiz, erkek demeden mutfaga girerler. Her sey mutfakta yasanir. Kavgalar, gürültüler, toplantilar Noel yemekleri vardir, abartisiz üç gün sürer. O masa hiç kalkmaz. Italyanlar daha çok mutfakta yasar.
Asçilik okumaya nasil karar verdiniz? Annem Eger yemek yapmayi seviyorsan, mutsuz bir avukat olacagina mutlu bir asçi ol diyerek beni yönlendirdi. Benim de tava sallamak, biçakla oynamak hosuma gitti. Mutfak kolay degil ama keyifli. Bizde zaten seçenler ya yapiyor ya da çikip gidiyor. Hiyerarsisi olan, askeri disiplinle yönetilen bir yer mutfak.
Mutfaga daha çok önem verdikleri için Italyada egitim daha mi siki? Tam profesyonel olarak Italyan ve Akdeniz mutfaginin yani sira Türk mutfagini da biliyorum. Mutfaklarin isleyisi dünyanin her yerinde ayni. Mutfakta bir hiyerarsi vardir. Bir sef vardir, oradan asagi dogru iner. Herkes onu takip eder. Edemeyen safra gibi atilir. Buradakiyle Italyadaki arasinda üslûp farkliliklari vardir, onun disinda her sey aynidir. Her sefin de kendi sefi olmustur hayatinda. O da ondan gördügünü yapar ve ögrendiklerini kendi ögrencilerine ögretir.
Sizin sefiniz kim? Sergio Mei diye bir sef. Four Seasons Milanonun asçibasi. Italyanin en iyi sefi diyebiliriz. Ben onun yanina sifirdan girdim. Okul zaten mutfak. Kagit üzerinde okuyorsunuz ama pratikte mutfaktasiniz. Açilislara, özel davetlere, organizasyonlara katiliyorsunuz. Ne kadar büyük organizasyonlara katilirsaniz o kadar büyük tecrübe sahibi oluyorsunuz. Malzemeleri taniyip bu sekilde profesyonellesiyorduk.
Türkiyede yabanci seflere ilgi neden fazla? Türkiye her sektörde oldugu gibi yemekte de gelisiyor. Bugüne kadar Türkiyede Kizimi asçiya mi verecegim? gibi bir düsünce vardi. Bu, yavas yavas degismeye basladi. Yabanci seflerin Türkiyede tutulmasinin bir nedeni bizim burada çalisan Türk seflerin hep Türkiyede kaliyor olmasi. Büyük otellerde çalismaya basladiklari zaman ya dil bariyeri yüzünden ya da baska bir nedenle yurt disina çikip tecrübe edinmekten korkuyorlar. Bu isteki en önemli sey de görmek, gezmek ve tecrübe edinmek. Yurt disindaki sefler de buraya geldikleri zaman hem bir seyler katiyorlar hem kendileri de bir seyler ögreniyor. Çok basit bir örnek vereyim, erik görüyorlar. Avrupada yesil erik yok. Ben çifte vatandas oldugum için hem Türk hem Italyan damak tadini çok iyi biliyorum. Ayni zamanda Venezuelaya, Kanarya Adalarina gittim. Bir sefin gelismesi için baska yerlerde çalismasi gerekiyor. Hem isin teknigi, hem genel kültür, hem sosyallesmek açisindan çok önemli. Türkiyede de yavas yavas basladi. Artik Istanbuldan, Ankaradan, Izmirden bu isi hakikaten yapmak isteyen ve zorlugunu bilen bir sürü genç, bilinçli olarak bu meslegi seçmeye basladi.
Eglence sektörünün duayeni olan, Sortie, Salomanje, Barcode Ve Ghetto´nun sahibi Erol Kaynar´in profesyonel bir dalgiç oldugunu biliyor muydunuz? Ya da kendi çektigi görüntü ve fotograflarla bir sualti belgeseli hazirladigindan ve hatta bu belgeselin Italyan Sbacpua televizyonunda yayinlanacagindan haberiniz var mi? Erol Kaynar, iste bu pek bilinmeyen sualti macerasini anlatti.
"Çocuklugumdan beri denize ve denizaltina çok merakliyim. Günün birinde Jacques Cousteau gibi biri olabilme düsüncesi çocukluk hayallerimi süslerdi. Sualti bende o kadar büyük bir merak uyandirdi ki, hani derler ya; insanlarin daha önceki hayatlari varsir diye öyle bir sey varsa eger ben herhalde bir balik ya da denizlerde yasayan bir yaratiktim."
Erol Kaynar, yillardir hizmet verdigi Istanbul gece hayatina birçok önemli mekan kazandirmis sektörün duayenleri arasinda adi geçen biridir. Ama onun sadece yakin çevresinin bildigi baska özellikleri de vardir. O, sualtinda çekim yaparken köpekbaliklarinin yuvasina girmekten çekinmeyen, Kizildeniz´de dünyanin en iyi 10 batigindan birine dalan profesyonel bir dalgiçtir. Ayrica Fazil Say´in konserini kaçirmamak için programini alt üst etmekten çekinmeyen bir klasik müzik tutkunudur. Ama sualtina olan aski her seyin ötesindedir. Türkiye´nin yani sira Maldivler, Seysel Adalari, Endonezya, Kuzey Çin Denizi ve Kizildeniz dahil en önemli yerlerde çekim yapan, ocak sonunda ise çekim yapmak için Pasifik Okyanusu´ndaki adalara gidip 2. Dünya Savasi´ndan kalan çok önemli batiklari görüntüleyecek olan Erol Kaynar ile bu kez eglence dünyasinin disina çikip sualti dünyasini konustuk.
Show TV Türkiye'nin Master Chef'ini Seçiyor! Show TV ekranlarinin farkli konseptiyle dikkat çekecek yeni yarismasi 'Master Chef Türkiye' 14 Mart Pazartesi günü basliyor. 50 yarismacinin Türkiye'nin Master Chef'i olmak için kiyasiya mücadele edecegi yarismanin jüri üyeleri alaninda isim yapmis Murat Bozok, Batuhan Piatti ve Erol Kaynar olurken, sunuculugunu ise ekranlarin begenilen yüzü Öykü Serter yapacak. Ekranlarin yeni yarisma programi "Master Chef Türkiye", kiyasiya bir yemek yapma mücadelesini evlerimize tasiyacak. 50 yarismacinin Türkiye'nin Master Chef'i olma yolundaki adim adim ilerleyisinin sergilenecegi yarismada, her hafta 2 yarismaci elenecek. Program sonunda birinci olan yarismaciyi ise Türkiye'nin Master Chef'i olma ünvaninin yani sira 100 bin TL'lik para ödülü de bekliyor. Birinci olan yarismaci, 'Master Chef' ünvaniyla kendisine yeni is kapilari açabilecek. "Master Chef Türkiye" 14 Mart Pazartesi günü saat 17.00'de Show TV ekranlarinda sizlerle olacak...